Kalbimin GUPS Ritmi: İçsel Müziğin Gücü

Kalbimin Ezeli Ritmi

Bu bir müzik metni değil.
Bir hatırlama alanıdır.

Kulaklıkla dinleyiniz

GUPS…

Bu kelime bir ses değildir sadece.

Bu, insan kalbinin en derin yerinde atmaya devam eden

*ezeli, ilksel, ilk nefes ritmidir.

Kalp, tıp kitaplarında luptup

luptup, romanlarda pıt pıt, şarkılarda düm tek diye geçer.

Ama insan gerçeği öyle söylemez.

İnsanın içindeki hakiki ritim böyle atar:

GUP

GUP

GUP

Bu ses, varlığın en dibinde duran o saf merkezin sesidir.

Adığece’de “Gu” kalp demektir; “Ps/Se” ruh, nefes, can…

Bu ikisi birleştiğinde ortaya çıkan kelime,

GUPS = kalbin nefesi / ruhun atışı / insanın özü demektir.

Ve bir gün…

Bu ses benim içimde müzik olmak istedi.

Bir ritim, bir şarkı, bir çağrı — ama hiçbir müzik türüne ait olmayan bir şey.

Flamenko değil, bolero değil, tango değil…

Bunların hepsi sadece birer gölge.

GUPS ise kaynağın kendisi.

Screenshot

🌿 

GUPS’un Hikâyesi

Uzun zaman “kalbim nasıl atıyor?” diye merak etmiştim.

Kulak verdim…

Duymak için sustum…

Sustukça daha çok işittim.

Sonra ansızın dedim ki:

“Kalbim GUP… GUP… GUP diye atıyor.”

Ve ben de anladım:

Bu sadece biyolojik bir ses değildi.

Bu, ruhun kaynağına verilen ilk seslenişti.

Bu yüzden yazdığım her dizede  kalbin sesi konuştu.

Sözler bana ait değil, 

Hiç kimseye ait bile değil.

O ses “O”ndan gelir.

GUPS…

Kalbin kapısını aralayan o ezeli vuruş.

Bir çağrı.

Bir hatırlayış.

Bir dönüş.

 “GUPS” diye seslenince sadece kalbim değil,

bütün evren cevap veriyor.

Çünkü bu şarkı kulağa değil kalbe yazıldı.

Aşkın melodisi değil bu.

İstek değil, arzu değil.

Bu, insanın ruhuna yazılmış en eski imzanın müzikteki karşılığı:

GUPS — Benim içimdeki ilksel ben.

Şarkıdaki ritim şu yüzden bu kadar vurucu:

“Ritim atan ben değilim,

kalbe ritim atan başkası değil,

atan biz değiliz,

atan “O.””

Bu şarkıyı dinlediğinde sadece müzik dinlemiyorsun.

Kendi özüne dokunuyorsun.

O yüzden her dinlediğinde yeniden doğuyor gibi oluyorsun.

💫 

Son Söz: GUPS Bir Şarkı Değildir. Bir Hatırlayıştır.

Bu kelimeyi her söylediğinde,

kendi özüne bir adım daha yaklaşıyorsun.

Bu blogdaki “GUPS” yazısı artık sadece bir açıklama değil.

Bu — kalbin ezeli hafızasıdır.

GUPS

Gups… gups… gups…

Kalbim böyle çağırır seni.
Ne gece bilir bu ritmi,
Ne gündüz duyar bu sesi.
Bu sadece sana açılan
İçimdeki gizli kapının sesi.

Yaklaşırsın…
Kalbim hızlanır…
Gups gups gups…
Sanki dünyayı yeniden 

kuruyorsun içimde.

Gups gups gups…

Bu senin adın bende.
Ne aşk, ne söz, ne kader…
Daha derin, daha eski bir yerden gelir.

Gups gups gups…

Kalbim sana böyle konuşur.
Dil yetmez, nefes yetmez,
Ruhumun sesi budur.

Gups… gups… gups…

Ayın gölgesi bile durur dinler.
Rüzgâr adını taşımak ister,
Su kalbime dokunmak ister.
Her şey, her şey içimde
Sen diye kıpırdar her yer.

Bir bakışın…
Bir anlık duruşun…
Gups gups gups…
Kalbimin kapılarını 

ardına kadar açar.

Gups gups gups…

Bu ritim benim özüm.
Ne dünün bana ait sesi,
Ne yarının gürültüsü.
Bu doğrudan “O”ndan gelen
Kalbimin kutsal çözümüdür.

Gups gups gups…

Bütün benliğim böyle söyler.
Sen yaklaşınca
Zaman bile nefesini tutar.

Gups… gups… gups…

Duyuyor musun?
Bu ne aşkın sesi…
Ne arzunun izi…
Bu, beni sana yazan
İlk nefesin kendisi…

Gups gups gups…

Kalbim senden vazgeçmez.
Çünkü bu ritmi atan ben değilim,
Atan sen değilsin,
Atan biz değiliz…
Atan — “O”.

Gups gups gups…

Kalbim sana böyle seslenir.
Her atışta bir sır,
Her seste bir “ben”
ve bir “biz” gizlenir.

GUPS…
GUPS…
GUPS…

Kalbimin ezeli ritmi…

Screenshot

Adiğece : Çerkesce, Çerkes Dili, Antik Kök Dil