Bir Sesin Peşine Düşmek

“A-ilk Ses”

Ses bir kapı,

insan o kapıdan yürüyen yolcu.İnsanlığın ortak hafızasından bir hatırlama

Bir harf değildi yalnızca.
Bir işaret de değildi.
Bir nefesin dışarı değmesi gibi
varlığın kendini duyurmasıydı.

Sonra anladım:
Ses benim değildi.

Benden önce de vardı,
benden sonra da olacak.

İnsanlık kadar eski
ve herkes kadar ortak.

Ben sadece
bir gün
bir sesi
daha dikkatli dinledim.

Ve o ses
başka sesleri çağırdı.

Kelimeler geldi,
anlamlar geldi,
eski bir kapı aralandı.

Şimdi geriye dönüp bakınca
şunu söyleyebilirim:

Ben bir şey keşfetmedim.

Sadece
çok eski bir mirasın
tozunu hafifçe üfledim.

Ve gördüm ki
her ses
zaten
kendi olarak doğmuş.

Ben ise
sadece
bir sesin peşine düşmüştüm.

Ses – Nefes – Anlam – Bilinç

İnsanlık hafızası

sesle açılır,

sesle taşınır.

Yol uzundur.

Yolcu

bilse de

bilmese de

yolundadır.

Comments

Bir yanıt yazın